| Yeni Kritik |
|
Devlet bireylerin oluşturduğu en üst ve komplike bir birliğin adıdır ve içinde ihtiva ettiği olmazsa olmaz birliktelikler bütünüdür-Dil din bayrak örf ve adetler kültür vs gibi ulus devletler içlerinde ihtiva ettikleri bu komplike kavramlar manzumelerinin bütünlüğünü gelişimini ve çağa uygun bir şekilde değişebilme yetileriyle orantılı olarak ya ayakta dimdik durabilmekte yada tarihin tozlu sayfalarında yerini almakta veya müstemleke konumuyla devam etmektedir Bu bağlamda toplumun temel dinamiklerinin en önemlilerinden biriside öz kültürüdür Halk ozanı ne güzelde söylemiş bir halk bağımsızlığını zenginliğini toprağını kaybedebilir bunlar daha sonra çalışıp azmedilip mücadele edilip kazanılabilir Amma kültürünü kaybederse veya yozlaştırılırsa bu çok vahim sonuçlar doğuran tekrar kazanımı çok ama çok zor hatta imkansızdır.21.yy da çok küçülen dünyamız artık emperyalist güçlerin çok uluslu şirketlerin kartellerin tekel ve tröstlerin cirit attığı ve bu güçlerin istemediği veya beğenmediği iktidarların kâğıttan oyuncaklar gibi çabucak devrildiği (Turuncu devrimler; Ukrayna, Gürcistan… gibi) tuhaf bir köy haline gelmiş bulunmaktadır. Devir öz benliğimize, kültürümüze ve dinimize sıkı sıkıya bağlı kalıp dış tehlikelere karşı dimdik ayakta durma zamanıdır. Beyler dünyada karanlık ve hain emellerini yerine getirmek için(Sion krallığını yeniden inşa edebilmek) ve yüzyıllardır devam eden sömürü ve köle düzenini devam, ettirebilmek için böl parçala ve yut politikası yeniden ısıtılıp dünya halklarının ve ulus devletlerin önüne servis edilmiş durumdadır. Emperyalist devletler mikro milliyetçilik akımlarını kışkırtarak tarihsel kökleri bulunan ulus devletlerin küçücük devletçiklere bölünmesi ve böylece daha çabuk yutulmaya elverişli hale gelmesi hem de küresel politikaların daha çabuk yürürlüğe geçirilmesi gibi birden fazla işlevler bir anda hayata geçirilmektedir.Bu amaçla tüm dünyada bu ideoloji sahipleri anarşizmi alkolü uyuşturucuyu sex i vs kullanarak, teşvik ederek toplumların örf ve adetlerini kültürlerini ve ahlak düzenlerini yok etmeyi planlayan uzun vadeli planlar yürürlüğe koyulmuş bulunmaktadır.Bu ideolojiler süper devletler tarafından uygulanmaya başlanmış ama gerçekler göz önüne çıkmasın diye ulvi nedenler yamanmakta gerçekler saklanmaktadır. Demokrasi ve özgürlüğe kavuşturmak için işgal edilen IRAK, daha modern yaşam ve terör batağını kurutma adına işgal edilen AFGANİSTAN gibi ülkelerin durumu işgalcilerin yalanlarının kanıtı olsa gerek. (Birinde PETROL birinde UYUŞTURUCUYA sahip olma içgüdüsü olmasın).Beyler iyi düşünelim bu oyuna gelmeyelim. Öz kültürümüzün unutturulmasına, güzel hasletlerimizin bir bir ayaklar altına alınmasına seyirci kalmayalım TELEVOLE kültürüyle geleceğimiz olan gençlerimizi yetiştirmeyelim. Onlara insanlık tarihi boyunca sayısız devlet ve 16 büyük medeniyet kurmuş bir kavmin mensubu olduğunu(ırkçılığa kaçmadan) ve ALLAH tarafından genetik yapısına işlendiğini unutturmayalım. Bu oyuna gelmemek için çok ama çok çalışmanın ve her alanda kendimizi yetiştirmenin toplumsal bilinçlenmenin gerektirdiği davranışları göstermeye çalışmayı şiar edinelim. YÜCE ÖNDER in dediği gibi bazıları(gaflet, dalalet ve hatta hıyanet)içinde olsa bile biz damarlarımızda taşıdığımız o asil kanın gereği üstümüze düşeni fazlasıyla yapmak hem insani hem Müslüman bir TÜRK genci olarak görev addedelim .saygılarımla. |